VarBak Ana Sayfa  

Anasayfa Sosyal Gruplar Resim Albümleri Arkadaşlarım Profile Ayarları Forum Kuralları JOİNTR neremiş
Geri git   VarBak Ana Sayfa > KONU DISI / OFF TOPİC > Varbak Cafe > Varbak Cafe Her Telden Sohbet > Kişisel Sayfam
 

Kişisel Sayfam Kişisel Sayfanızı Hazırlayın, Düşüncelerinizi Özgürce İfade Edin. Doğru Hazırlayan İlk 100 Kişiye varbak vip üyeliği

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21-01-2008   #1 (permalink)
karya
Guest
 
karya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
16 Karya'nin Kişisel Sayfasi



Gündemdeki Olaylara İlişkin Görüşlerim:

O raporlarınız şeref madalyamdır

21 Ocak 2008Her şey Anadolu’da Vakit adlı din istismarcısı gazetenin Aydın Doğan’ın sekreterine geçtiği notla başladı. Notta, 28 Şubat döneminin Adalet Bakanı Şevket Kazan’la yapılan mülakatın tam metni vardı ve Aydın Doğan hakkında 3 ağır iddia ortaya atılıyordu. Bunlarla ilgili ne düşündüğü sorulan Aydın Doğan’ın cevabı ise sansürleniyordu. Ve işin altında başka gerçekler yatıyordu...

TÜRK basın tarihine rezalet olarak geçecek bu olay, "Anadolu’da Vakit" adlı din istismarcısı gazetenin Aydın Doğan’ın sekreterine geçtiği bir notla başladı. Bu notta, 28 Şubat döneminde Necmettin Erbakan’ın başbakanlığındaki Refahyol Hükümeti’nin Adalet Bakanı Şevket Kazan’la yapılan bir mülakatın metni gönderiliyor ve Aydın Doğan’dan bu iddialar hakkında ne düşündüğü soruluyordu.

Gazeteden gönderilen metne göre, Şevket Kazan, Aydın Doğan hakkında çok ağır iddialar ortaya atıyordu.

Bunlar şöyleydi:

1) Doğan Grubu o dönem krediler aldı, bu kredileri geri ödememek için de 28 Şubat’ı destekledi.

2) Aydın Doğan, Genelkurmay brifingleri öncesi hükümete aracı yollayarak, "Eğer devlete olan borçlarımızı ertelerseniz hükümet lehine manşetler atmaya başlayacağız" dedi.

3) Aydın Doğan, Refahyol iktidarı bittikten sonra Necmettin Erbakan’la buluşup, "Ne yapalım çok üzerimize geldiniz, biz de böyle davranmak zorunda kaldık" deyip özür diledi.

4) Aydın Doğan’ın kuruluşlarında çalışan köşe yazarları, o dönem 40-50 bin dolar maaş alıyordu. Maliye müfettişleri, bu yüzden şirketlerini sıkıntıya sokunca, Aydın Doğan, Erbakan’a muhalefet etmeye mecbur kaldığını söyledi.

ERBAKAN’DAKİ ZAPTI YAYINLAYIN

Bu mesajı alan Aydın Doğan, her üç iddiaya da cevaplarını şu net ifadelerle verdi:

"Eğer Sayın Şevket Kazan bunları gerçekten söylediyse ve söyledikleri çarpıtılmadıysa, kendisine cevaplarım şunlardır."

CEVAP: Benim şirketlerimin hiçbiri 2000 yılına kadar kamu bankalarından bir kuruş kredi kullanmamıştır. Kullanmadığı için, kredinin geri ödenmesi diye bir zırva da olmamıştır. Doğan Grubu her zaman nakit olarak çok güçlü bir grup olmuştur. Nitekim o dönemlerde peşin para ile Petrol Ofisi’ni satın alan konsorsiyumda yer almıştır.

CEVAP: Erbakan’la, başbakanlığı döneminde yaptığım her görüşmenin konuşma notlarını çıkardık. Bunun bir kopyası Sayın Erbakan’da, bir kopyası ise bende mevcuttur. Sayın Erbakan’a başvurup, bu zabıttan aldığı takdirde yayınlamasına izin veriyorum. Böylece Kazan’ın söylediklerinin gerçek mi yoksa zırva mı olduğu anlaşılır.

CEVAP:Doğan medya grubunda o tarihte 40 bin dolar maaş alan ne gazeteci, ne de yönetici vardır. O gün yoktu, bugün de yoktur.

TEK DOĞRU İDDİA: O tarihte maliyecilerin bize baskı yaptığı, defterlerimizi altüst edip aradığı iddiası.

CEVAP: Evet bu doğrudur. O tarihte hükümetin özellikle Çiller kanadı çok üstümüze gelmiştir. Aynı tarihlerde bir yandan Maliyeciler, bir yandan da Hazineciler ve Sanayi Bakanlığı müfettişleri şirketlerimizi ve bankamızın bütün kayıtlarını incelediler, didik didik ettiler. Ama şunu iftiharla söyleyebilirim ki, öylesine baskıcı bir dönemde dahi şirketlerimde kanunsuz tek kuruşluk işlem bulamadılar.

Aydın Doğan bu cevapları vermişti.

Ancak, gazetenin çarpıtma huyunu bildiği için, verdiği cevapların başına şöyle bir cümle koydu:

"Eğer Sayın Şevket Kazan bu sözleri gerçekten söylemişse ve sözleri çarpıtılmamışsa, cevaplarım şunlardır."

Gazete ertesi gün Şevket Kazan’a ait olduğu iddia edilen mülakatı manşetinden "Kirli Gazetecilik" ifadesiyle yayınladı.

Manşetin kenarında Aydın Doğan’ın büyük bir fotoğrafı bulunuyordu ve o ağır suçlamalar "tırnak" içinde Şevket Kazan’ın ağzından veriliyordu. Gazete, Aydın Doğan’ın cevaplarını da küçük bir kutu içinde vermişti. Ancak bunu yaparken cevapların başına koyduğu o cümleyi sansürlemişti.

O sansürün nedeni de çok geçmeden anlaşılacaktı.Mülakatın yayınlanmasından sonra akşama kadar bekleyen Aydın Doğan, bir mektup yazarak, Milliyet Gazetesi’nin [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] Temsilcisi Fikret Bila aracılığıyla Şevket Kazan’a gönderdi.

KAZAN’A ELDEN GÖNDERİLENMEKTUP

Aydın Doğan,
mektubunda aynen şunları yazıyordu:

Sayın Şevket Kazan,

12 Ocak 2008 tarihli "Vakit" Gazetesi’nde yayınlanan mülakatınızda, hakkımda söylediklerinizi hayretle okudum.

Bir gün önce gazetenin sorumluları bana mülakatınızın metnini ilettiği zaman verdiğim cevapların başına, "Eğer Sayın Şevket Kazan bunları gerçekten söylemişse ve gazeteniz sözlerini çarpıtmamışsa, cevaplarım şunlardır..." diye bir cümle koymuştum.

Çünkü, bu ülkede bakanlık, üstelik Adalet Bakanlığı yapmış bir insanın, daha adil davranacağını beklerdim.

Bu duygumu hálá korumak istiyorum.

Vakit Gazetesi, ne yazık ki, gönderdiğim cevap yazısının girişindeki cümleyi sansürlemiş.

Olsun, ben de size bunu mektupla bildiriyorum.

Mülakatınız yayınlandığına ve şu ana kadar sizden de aksi yönde bir mesaj gelmediğine göre, bu sözleri gerçekten söylenmiş farz etmek zorundayım.

Sayın Kazan,

Mülakatınızda, tırnak içinde verilen cümlelerle benim Refahyol hükümeti ile şahsi nedenlerle mücadele ettiğimi, bunun gerisinde parasal nedenlerin yattığını, aldığımız kredileri ödememek için 28 Şubat taraftarları yanında yer alıp, hükümetinize muhalefet ettiğimizi iddia ediyorsunuz. Evet, ifadeleriniz aynen böyle.

SİZE AÇIKÇA MEYDAN OKUYORUM

Şimdi size açıkça meydan okuyorum.

Doğan Grubu’nun 2000 yılına kadar devletten alınmış tek kuruş kredisi yoktur. Bakın bu ifadeyi, kıvırtarak, açık noktalar bırakarak değil, net bir ifadeyle söylüyorum ve tekrarlıyorum.

2000 yılını tarih olarak vermemin nedeni de, bunun sizin iktidarda olduğunuz dönemi ve ertesini kapsaması bakımındandır.

Ben böyle diyorum ve iddia sahibi olduğunuza göre sizi de bu iddianızı kanıtlamaya davet ediyorum.

Kanıtlayamadığınız takdirde, bu sözleriniz, hesabı mahkemede sorulması gerekecek ağır bir çarpıtmaya dönüşecektir.

Bu çarpıtmayı aynı gazetede ve açık ifadelerle düzeltmediğiniz takdirde, bu hakkımı mahkeme önünde arayacağım.

- Eski bir Adalet Bakanı ve avukat olarak, "İddiayı ispat, iddia sahibinin vazifesidir" ilkesini çok iyi bilmeniz gerekir.

İDDİALARINIZI İSPATA ÇAĞIRIYORUM

Bu vazifeyi yerine getirmediğiniz takdirde, kendi içinize sindiremezseniz bile, bir süre unvanını taşıdığınız Adalet Bakanlığı kimliğinizin gereğini yerine getireceğinize inanıyorum.

Mülakátınızda söylediğiniz tek doğru şudur.

Evet, o dönemde hükümetiniz antidemokratik bir tavırla üzerimize gelmiştir. Türkiye’de hiçbir şirkete yapılmayanlar benim şirketlerime yapılmıştır.

Aynı anda hem Maliye, hem Hazine, hem de Sanayi Bakanlığı müfettişleri üzerimize gönderilmiştir.

Ama biliyor musunuz, bizzat hükümetinizin gönderdiği müfettişler bizi aklamışlardır. Ben, bugün o raporları şeref madalyası olarak taşıyorum.

Sayın Erbakan’la anlaşmazlığımız, onun daha güvenoyu almadan yaptığı bir açıklama ile başlamıştır.

O gün yaptığı konuşmada, bizlerin gelip onun önünde diz çökeceğimizi, yardım isteyeceğimizi söylemiştir.

O gün kendisine yazdığım mektubu, hükümetinin güvenoyu alışından hemen sonra iletmiştim.

O mektubun bir nüshasını da size gönderiyorum.

Bakın bakalım, bizlerde o çarpıtmalarınızı haklı çıkaracak bir "Duruş" söz konusu muymuş?

Sizi bu iddialarınızı ispat etmeye davet ediyorum. Etmediğiniz takdirde mahkeme önünde hesaplaşacağız.

Yüce mahkeme lehime karar verdiği takdirde, size değil ama Adalet Bakanlığı makamının itibarına zarar gelecek diye üzüleceğim.

Aydın Doğan

Sansür edilen cümle

"Eğer Sayın Şevket Kazan bunları gerçekten söylediyse ve söyledikleri çarpıtılmadıysa, kendisine cevaplarım şunlardır."

Hürriyet’i gezmişlerdi

Tarih 20 Ekim 1997. Necmettin Erbakan ve Refah Partisi yöneticileri basını ziyaret kapsamında Hürriyet Medya Towers’ı geziyor. Baskı tesisleri hakkında Hürriyet yöneticilerinden bilgi alan Erbakan ile Aydın Doğan gezi sırasında sohbet ediyor.

Din istismarcısı gazetenin çarpıtmaları



DİNİ sürekli olarak istismar eden "Anadolu’da Vakit" isimli bir gazete var. Yayın hayatını ülkenin bütün medeni insanlarına ve kurumlarına saldırarak sürdürüyor.

Mahallemizin bir nevi kabadayısı. İnsanları ve kurumları hedef gösteriyor, korkutuyor, sindiriyor.

Haklarında çarpıtmalar yapıyor, sözlerini saptırıyor, hakaret ediyor. Bu gazete aynı zamanda yargıya ve devletin kurumlarına da meydan okuyor.

Mahkemeye başvurup kazananlar, tazminat cezalarını alamıyorlar. Çünkü gazete durmadan isim ve sahip değiştiriyor, yayınları yapan kişiler için, ya "Burada çalışmıyor" ya da "Dışardan yazıyor, buraya gelmiyor" denilerek yargı kararları ayaklar altına alınıyor. Gazetenin en büyük hedeflerinden biri, Aydın Doğan ve sahibi bulunduğu basın kuruluşları.

Doğan Grubu avukatları bu gazete hakkında 1998 yılından bu yana 30’a yakın dava açtı. Bunlardan çoğu lehimize sonuçlandı. Mahkûmiyet kararlarından 8’i Yargıtay’ca da onaylandı.

O dönem yüklüce tazminatlara mahkûm oldular.

Ancak yukarıda saydığımız oyunlarla bu paralar tahsil edilemedi. Haciz için gazetenin merkezine giden avukatlar ise tehdit edildiler, alıkondular ve 100’üncü Yıl Polis Karakolu’ndan talep edilen 20 polis memuru sayesinde binadan çıkabildiler.

Bu gazete önceki hafta, yine Doğan Grubu’na saldırdı. Bunu yaparken, 28 Şubat dönemindeki bazı görüşmeleri çarpıtarak yayınladı.

Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan’ı da bu çarpıtmalara alet ederek yeni bir oyuna girişti.

Bu gazeteye hukuk işlemediği, yargı kararları uygulanamadığı için, hakkımızı orada arayamıyoruz.

O nedenle bu çarpıtmayı cevaplarken, Şevket Kazan’a ve o dönemde Başbakan Necmettin Erbakan’a yazdığımız iki mektupla, Erbakan’la yaptığımız iki görüşmenin içeriğini açıklamamız da şart oldu.

Bu yazı dizisi, "Dini istismar eden bu gazetenin, çarpıtmaları"nı teşhir ederken, o döneme de ışık tutacaktır.

Bugünden itibaren bu yazı dizisinde, son 10 yılın bugüne kadar basına hiç yansımayan iki mektuplaşmasını ve iki görüşmesini okuyacaksınız.

Aracılık yapan kim söyle hesaplaşayım

İddia gibi ortaya attığınız ikinci bir çarpıtma daha var.

Mülakatınızda, Genelkurmay brifingleri öncesinde bir "Aracı" vasıtasıyla size, "Eğer devlete olan borçlarımızı ertelerseniz, hükümet lehine manşetler atmaya başlayacağız" mesajını gönderdiğimi de iddia ediyorsunuz.

Devlete beş kuruş borcum olmadığına

göre, neyi erteletmek için size böyle bir

mesaj iletmiş olabilirim?

Size yine meydan okuyorum.

Bu aracı kişi kimse, çıkıp söyleyin, sadece sizinle değil onunla da hesaplaşayım.

Öyle ismini bile saklayacak kadar korkak birisiyse veya böyle bir kişi yoksa, onun sorumluluğunu da siz taşıyacaksınız.

Bir başka

iddianız da şu:

Güya biz ASKİ’de sizlerle buluşmu-

şuz ve ben 28 Şubat dönemi öncesi

tavrımı Erbakan Hoca’ya özür olarak iletmişim. Bir de yazarlarımız ayda 40 bin dolar kazanıyormuş da, siz bunu araştırdığınız için çok sıkıntıya düşmüşüz.

Sayın Kazan,

Ben Erbakan Hoca’yla ne zaman konuşmuşsam, bunları bir "Konuşma notu" haline getirdik. Bunun bir kopyası bende, bir kopyası da Sayın Erbakan’da bulunmaktadır.

BENDEN 40 BİN DOLAR ALAN GAZETECİ YOK

Ben onayımı veriyorum.

Gidip Sayın Erbakan’dan bu notları isteyip kamuoyuna açıklayınız. Böylece Türk milleti o buluşmalarda ne konuşmuşuz öğrensin.

Sizin için de benim içim de iyi bir karakter tahlili vesilesi olur. Yazarlarımızın aldığı maaşlara gelince, açıkça ilan ediyorum.

Benim yayın grubumda ayda 40 bin dolar alan ne bir yazar, ne de bir yönetici vardır.

Bu yalan olduğuna göre, bir yalan üzerine uydurulan her senaryo da yalan olmaz mı?

Bu mesele burada kalmayacak

Fikret Bila ile elden gönderilen mektup o gece Şevket Kazan’a ulaştırıldı ve o andan itibaren basın skandalının parçaları dökülmeye başladı.

Çünkü Fikret Bila, Kazan’ın bürosuna girdiği dakikalarda, o da Vakit Gazetesi’ne noter aracılığıyla göndereceği yalanlamayı hazırlıyordu.

Gazete, Şevket Kazan’ı fena halde kullanmıştı.

Ancak Aydın Doğan meseleyi burada bırakma niyetinde değildi.

Madem bu dosya açılmıştı, o döneme ait bütün gerçekler ortaya çıkmalıydı.





Fenerbahçe'nin Son Haftalardaki Performansı Hakkında Görüşlerim:


Fener'e ağız tadı
hurriyet.com.tr 21 Ocak 2008 Turkcell Süper Lig'in 19. hafta maçında Fenerbahçe, Gaziantepspor'u deplasmanda 5-0 mağlup etti. Fenerbahçe'ye galibiyeti getiren goller 24. dakikada Kemal, 32. dakikada Alex, 36. dakikada Metin (K.K.), 56. ve 69. dakikada Deivid'den geldi.
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]Maçtan dakikalar...[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
Karşılaşmaya Gaziantepspor başladı... İki takıma da başarılar diliyoruz...
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] kaleye yaklaşık 25 metre mesafeden serbest vuruş kullanacak... Kemal yerde kaldı...
Henüz 2. dakika... Topun başında [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] var...[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
Carlos direkt kaleye vurdu... Yandan dışarıya gidiyor...
Gökhan Gönül sağ kanattan geldi... Ceza sahası içerisine doğr bir orta... Arka direkte savunma kafayla uzaklaştırıyor...
6. dakika... Özgür ceza sahasının hemen önünde çok sert bir vuruş yaptı... Direğin yanından dışarıya gidiyor...[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
Gaziantepspor kale sahasında karambol... Sağ kanattan gelen top... Semih ceza sahası içerisinde indirdi... Kemal vuruyor... İsabetli bir şut değil...
Gaziantep Kamil Ocak Stadı'nda ilk 10 dakikayı geride bıraktık... Golsüz eşitlik var...
Sol kanattan geldi [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]... Ceza sahası içerisine bir orta... Semih kontrol ediyor... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'e verdi pasını... Savunma girdi araya... Bu arada Semih'e bir müdehale var... Hakem 'devam' diyor... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'nin rakip sahadaki baskısı bu dakikalarda iyice arttı...
Sağ kanattan yapılan orta... Semih altıpasın hemen önünde... Vurdu kafayı... Kaleci Oğuz'da kalıyor...
Selçuk 16. dakikada Ekrem'e yaptığı faulden sonra sarı kart görüyor...
20. dakika içerisindeyiz ve Gaziantepspor 6, [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] 10 top kaybıyla oynuyor...
Ve goooooooooooooooooolll... Dakika 24, gol Kemal... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] sağ kanattan geldi... Gökhan ortaladı... Semih kontrol ediyor... Semih bir kez daha Gökhan'a döndü... Gökhan yine ortalıyor... Gaziantepspor defansında Bekir vurdu kafayı... Top Kemal'in önünde kaldı... Kamal ceza sahası ön çizgisine yakın bir yerden vurdu ve harika bir gol attı... Gaziantepspor 0-1 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...
Karşılaşmanın ilk yarım saati geride kaldı ve topla oynama yüzdelerinde [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'nin % 59'a, % 41'lik bir üstünlüğü var...
İkinci gooooooooooooooooolll... Dakika 32, gol [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]... Savunmanın arkasına bir top... Semih ayağından kaçırdı... Topu oyun alanında tutuyor... Sol kanattaki Carlos'a döndü... Carlos ön direğe doğru ortalıyor... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] vurdu... Top bir kez daha Gaziantepspor ağlarında... Gaziantepspor 0-2 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] kalesinde büyük tehlike... Ekrem savunmanın arkasına sarktı... Ceza sahası sağ çaprazında... Vuruşunu yaptı... Volkan güçlükle çıkartıyor...
Goooooooooooooooooooolll... Dakika 36, gol Metin (K.K.)... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'ten Kemal'e harika bir pas... Kemal ceza sahası sağ çaprazında... Ortasını yapıyor... Metin'e çarpan top Gaziantepspor filelerine gidiyor... Gaziantepspor 0-3 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...
Gaziantepspor sağ kanattan etkili geldi... Ceza sahası içerisine doğru sert bir orta... Murat vurdu kafayı... Yandan dışarıya gidiyor...
42. dakika... Gökhan Gönül sağ kanattan bindirme yaptı... Ortalıyor... Arka direkte Mehmet Çoğum girdi araya...
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] sağ kanadı etkili kullanıyor...
Gökhan Gönül yine sağ kanatta... Ön direğe doğru ortalıyor... Semih hareketlendi... Dokunamıyor...
Ve ilk yarının son düdüğü geliyor... İlk yarı sonucu, Gaziantepspor 0-3 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...
İkinci yarıya [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] başladı...
Bülent uzaklardan şansını denedi... Volkan için rahat bir top oldu...
49. dakika... Sol kanattan bir orta... Ali Cansun ceza sahası ön çizgisi üzerinden vurdu... Volkan bir kez daha başarılı...
54. dakikada [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] sarı kart görüyor...
Gooooooooooooooooooooooolll... Dakika 56, gol Deivid... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] ceza sahası ön çizgisinde topla buluştu... Hemen yanındaki Uğur Boral'a veriyor... Uğur vurmadı... Deivid'e dönüyor... Deivid'den ceza sahası sol çaprazında... Harika bir plase ve top bir kez daha ağlarda... Gaziantepspor 0-4 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...
72 Gaziantepspor'da oyuncu değişikliği... 60. dakikada Mehmet Polat çıktı, Zurita oyunda...
Karşılaşmanın 3'te 2'lik bölümü geride kalıyor ve maçtaki dört golde konuk ekipten geldi...
Topla oynama yüzdelerinde [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'nin %52'ye, % 48'lik bir üstünlüğü var...
Erdal'dan uzaktan bir şut... Üstten dışarıya gidiyor...
Ve beşinci gooooooooooooooooolll... Dakika 69, gol Deivid... Sağ kanattan yapılan ortaya ceza sahası içerisinde Semih yükseldi... Seken top... Deivid'in önünde kaldı... Çok sert bir şut... Top ağlarda... Gaziantepspor 0-5 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'de oyuncu değişikliği... Selçuk çıktı, Kezman oyunda...
Bir oyuncu değişikliği daha yapıyor konuk ekip... Uğur Boral çıktı, Vederson oyunda...
79. dakika... Deivid ceza sahası sağ çaprazında topla buluştu... Altıpas üzerindeki Kezman'a veriyor pasını... Savunma araya girdi...
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] sol kanattan geldi bu kez... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'tan Semih'e bir pas... Semih sol çaprazda... Ortasını yapıyor... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'ten önce Gaziantepspor savunması araya girdi...
87. dakikada [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]'de oyuncu değişikliği... Semih çıktı, Ali Bilgin oyunda...
Gaziantepspor ceza sahasının hemen önünden serbest vuruş kullanacak... Erdal var topun başında...
Erdal direkt kaleye vuruyor... Harika bir şut... Top, tam üst ve yan direğin birleştiği yerden döndü...
Karşılaşmanın hakemi 2 dakikalık kaybolan zaman işareti veriyor...
Sol kanattan bir orta... Ali Cansun ön direkte vurdu kafayı... Yandan dışarıya...
Ve son düdük geliyor... [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın], Gaziantepspor deplasmanında tam 5 gol buluyor ve Turkcell Süper Lig'in 19. haftasını 3 puanla kapatıyor... Gaziantepspor 0-5 [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]...

Gaziantepspor: Oğuz, Mehmet Çoğum, Bekir İrtegün, Murat (Dk. 46 Bülent Bölükbaşı ), Metin, Deumi, Erdal, Ekrem Dağ, Mehmet Polat (Dk. 58 Zurita ), Özgür Volkan, Ali Cansun.
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]: Volkan, Lugano, [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın], Kemal, [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın], Selçuk (Dk. 70 Kezman ), Semih (Dk. 86 Ali Bilgin ), Uğur (Dk. 73 Vederson ), Edu, Gökhan, Deivid.




Panik atak nedir? Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri olarak tanımlanır. - Hastaların çoğu zaman “kriz” adını verdiği bu nöbetler yani panik atak birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve şiddeti 10 dakika içinde en yoğun düzeye çıkar. Çoğu zaman 10-30 dakika, seyrek olarakta 1 saat kadar devam ettikten sonra kendiliğinden geçer. Panik Atağının Belirtileri Nelerdir? Göğüs ağrısı yada göğüste sıkışma Çarpıntı, kalbin kuvvetli yada hızlı vurması Terleme Nefes darlığı yada boğulur gibi olma Soluğun kesilmesi Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecek yada bayılacak gibi olma Uyuşma yada karıncalanma Üşüme, ürperme yada ateş basması Bulantı yada karın ağrısı Titreme yada sarsılma Kendini yada çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme Kontrolünü kaybetme yada çıldırma korkusu Ölüm korkusu Bir panik atağında bu belirtilerden en az 4 yada daha fazlası bulunur.Dörtten daha az belirtinin görüldüğü ataklara ise kısıtlı panik atağı adı verilir.Panik Bozukluğu Nedir?Panik bozukluğu, tekrarlayan, beklenmedik panik atakları ve ataklar arasındaki zamanlarda başka panik ataklarının da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma. Panik ataklarının “kalp krizi geçirip ölme” , “kontrolünü yitirip çıldırma” yada “felç geçirme” gibi kötü sonuçlara yol açabileceği inancıyla sürekli üzüntü duyma yada ataklara ve olası kötü sonuçlarına karşı önlem alarak (işe gitmeme, spor, ev işi yapmama, bazı yiyecek yada içecekleri yiyip içmeme, yanında ilaç, su, alkol, çeşitli yiyecekler taşıma gibi ) bazı davranış değişikliklerinin görüldüğü ruhsal bir rahatsızlıktır. Panik Bozukluğu Nasıl Oluşur? İlk atak başlıyor: Hiçbir neden yokken ve birden bire başlayan çarpıntı, terleme, göğüste sıkışma, nefes darlığı yada baş dönmesi, dengesizlik, fenalaşma yada baygınlık gibi belirtiler kişiyi dehşet içinde bırakır. Kişi ‘kalp krizi ’ geçirdiğini yada felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir ‘ölüm korkusu’ ya da ‘felç olma’ korkusu yaşar. Bazen de başında bir tuhaflık, sersemlik hissi, kendisini veya çevresini bir garip ya da değişik hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla, ‘kontrolünü kaybetmeye’ yada ‘çıldırmaya başladığını’ düşünerek kendisine yada çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar. Hasta hemen, en yakın doktor ya da acil servise götürülür. Orada yapılan birçok muayene, çekilen film, elektrokardiyografi, tomografi ve diğer incelemelerde hiçbir şey bulunmaz. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda doktorlar ‘hiçbir şeyi yok’ ya da ‘stresten olmuş ’ derler. Çoğu zaman sakinleştirici bir iğne yapılarak evine gönderilir. Ataklar tekrarlıyor: Bir süre sonra panik atakları tekrarlar. Hasta, her yeni atak ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşamaya ve acil servislere taşınmaya başlar. Her seferinde yeniden muayene, yeniden incelemeler yapılır ancak hiçbir şey bulunmaz. Hasta, kalbinde ya da beyninde kötü bir şey olduğuna, ancak doktorların bunu bir türlü bulamadığına inanmaya başlar. Bazen de yanlış tanı konularak hasta, antibiyotikten nefes açıcıya, çarpıntı ilacından tansiyon ve kalp ilacına, vitamine kadar değişik ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır, ancak bir türlü iyileşemez. Beklenti anksiyetesi gelişiyor: Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, hasta, ataklar arasındaki dönemde gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde her an yeni bir panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe “beklenti anksiyetesi” adı verilir. Atakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi bu kaygıyı daha çok arttırır. Ataklar sıklaştıkça, kalp krizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişir. Yoğun ve sürekli üzüntü: Hastalar, evde kimsenin olmadığı bir zamanda kalp krizi geçirmekten ve hastaneye ulaşamadan ölmekten ya da kontrolünü kaybederek çıldırıp intihar etmekten, kendisine ya da yakınlarına bıçak ve bu gibi bir şeyle zarar vermekten, başkalarının bulunduğu ortamlarda çılgınca ve garip davranışlarda bulunarak rezil olmaktan şiddetle korkar. Bu düşüncelerin sürekli aklına gelmesinden dolayı da yoğun bir üzüntü duyarlar. Yoğun davranışlar değişiyor: Bir süre sonra ataklara ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları ” felaketler” e karşı bazı önlemler almaya ve kimi davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Ataklara neden olabileceğini düşündükleri etkinliklerden, yiyecek ve içeceklerden vazgeçerler. Ataklara karşı evden çıkarken alkol / madde/ ilaç / kullanırlar. Ataklar sırasında kullanmak üzerede yanlarında ilaç, su, yiyecek v.b. taşırlar. Ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alırlar. Örneğin atak sırasında kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastaların önlem alarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tuttukları, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalıştıkları, atak sırasında fenalaşarak kendini yitireceğinden ya da bayılacağından korkan bayan hastaların, baygınken çalınır diye takılarını yanlarına almadıkları, onu baygın bulanların yardımcı olabilmesi için evinin / eşinin / ailesinin adresini, telefon numarasını, hatta tıbbi yardım için ulaşabilmek üzere doktorunun kartvizitini taşıdıkları görülmüştür. Bu hastalar, gerektiğinde acil yardımı çabuk alabilmek için bütün günlerini hastane bahçesinde geçirmeyi ya da güzergahlarını muayenehane, eczane ve acil servis bulunan yerlerden seçmeyi tercih ederler. Agorafobi Nedir?Hastaların %60’ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar. Yalnız başına evde kalamaz, sokağa yalnız çıkamaz, otobüs, vapur, deniz otobüsü gibi taşıt araçlarına, asansöre binemez, dar sokak yada köprülerden geçemez, Pazar yeri, büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere giremez olurlar. Bazen de, ancak yanlarında birisi ile yoğun bir endişe ve rahatsızlık duyarak bu tür yerlere gidebilirler. Hastaların, yalnız başlarına panik atağı geleceğini zannettikleri yerlere gidememe, o tür yerlerde kalamama durumlarına agorafobi denir. Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?Panik bozukluğu psikiyatristler tarafından iyi bilinen ve çok sık görülen bir rahatsızlıktır. Öyle ki, toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4’ ü bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Her yaşta başlayabilmekle birlikte en sık 20-35 yaşları arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere göre 2-3 kat fazla görülür. Tedavisi Mümkün müdür?Panik bozukluğu, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Bugün için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavisi vardır. Bunlar: İlaç tedavisi: İlaçlar, beyin sinir hücrelerindeki hormon faaliyetlerini düzenleyerek panik bozukluğunu iyileştirirler. Halen, ülkemizde bu hastalığa iyi gelen ilaçlar bulunmaktadır. İlaç tedavisi etkin dozda en az bir yıl sürdükten sonra, yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir. Bilişsel-davranışçı tedavi: Bu tedavide iki amaç vardır. Hastanın, aslında tamamen ‘zararsız’ olan panik atağı belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi ve hastanın bu belirtilerle korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır.‘Panik atağı gelirse’ endişesi ile, sokağa çıkma, vapur, otobüs, trene binme, kalabalık yerlere gitme gibi tek başına yapmaktan korktuğu şeylere bir plan dahilinde yeniden ‘alıştırılması’ amaçlanır.En iyi sonuç, bu iki tedavinin birlikte uygulanması ile alınmaktadır. LÜTFEN UNUTMAYINIZ! Panik bozukluğu, kesinlikle ölüme ya da çıldırmaya veya felç olmaya yol açan bir rahatsızlık değildir. Doktorunuz önermedikçe korkularınız ile baş etmek için kalp, tansiyon, çarpıntı ilacı, vitamin, sakinleştirici ilaç ya da alkol kullanmayınız yada gerekir diye yanınızda taşımayınız. Sadece doktorunuzun önerdiği ilaç ya da ilaçları kullanınız. İlacınızı doktorunuzun söylediği şekilde ve dozda kullanınız, o gün iyi ya da kötü oluşunuza göre dozu azaltıp arttırmayınız. Tamamen iyileşseniz bile doktorunuza danışmadan tedavinizi kesmeyiniz.Bu günkü Sağlık makalemiz NTV kaynaklı.











GİF ARŞİVİ GÜNCELLENECEKTİR

Kod:

e-mail:banu.basgu@gmail.com
 
Mesaji DiggleMesaji del.icio.us ekleTechnorati'de BookmarklaMesaji Furl'le!
Alıntı ile Cevapla
The Following 7 Users Say Thank You to For This Useful Post:
*-BuRaK-* (21-01-2008), end passenger (23-01-2008), evrem_03 (22-01-2008), fatoş (22-01-2008), Spyxxx (22-01-2008), urguŞEN (21-01-2008), zeyser (21-01-2008)
Alt 21-01-2008   #2 (permalink)
karya
Guest
 
karya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
16 banner

[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
 
Mesaji DiggleMesaji del.icio.us ekleTechnorati'de BookmarklaMesaji Furl'le!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-01-2008   #3 (permalink)
co-admin
 
urguŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Üye No: 844
Yaş: 23
Mesajlar: 3.260
Thanks: 756
Thanked 802 Times in 511 Posts
Tecrübe Puanı: 103 urguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond reputeurguŞEN has a reputation beyond repute
Standart

faresiz tşk but butonunu bulması zor oldu biraz çok süper tşkler
__________________

Mütevazilikte sınır tanımayan çevresine huzur veren saygıyı ve mesafeyi tekelinde her an bulunduran insanlığa örnek yeğane insan huzurlarınızda...







[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi KARDEŞCESİNE...
urguŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesaji DiggleMesaji del.icio.us ekleTechnorati'de BookmarklaMesaji Furl'le!
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-01-2008   #4 (permalink)
Moderatör
 
evrem_03 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Üye No: 8554
Bulunduğu yer: ankara
Yaş: 14
Mesajlar: 752
Thanks: 358
Thanked 105 Times in 87 Posts
Tecrübe Puanı: 47 evrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond reputeevrem_03 has a reputation beyond repute
Standart

bende sayfamı yaptım yorumları bekliorum 2. benimm
__________________
aa küççücük bi +rep'in ufacık bi teşekkürüm lafı mı olur aramızda ayıp ettin

Pc YaSaKLaNDı!!!ÇoK GiReMeYeBiLiRiM...

imzam çok sıkıcı biliorum






evrem_03 isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Mesaji DiggleMesaji del.icio.us ekleTechnorati'de BookmarklaMesaji Furl'le!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , ,




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:03 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.0 Release Candidate 4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Dost Siteler

TURKCEFRM | BEYForum | savassakar | Cool Alem | NeSeLiFoRuM| OhBeFoRuM|Ekitap Download| Kırşeyhler BLACKGRUP|Şehitlerimiz Gazetesi
LinkBack
LinkBack URL LinkBack URL
Linkbackler ile ilgili Linkbackler ile ilgili
Bookmark & Paylas
Bu konuyu Diggle! Bu konuyu Diggle!
Konuy del.icio.us ekle Konuy del.icio.us ekle
Technorati'de Bookmarkla Technorati'de Bookmarkla
Konuyu Furl'le! Konuyu Furl'le!