![]() |
| Anasayfa | Sosyal Gruplar | Resim Albümleri | Arkadaşlarım | Profile Ayarları | Forum Kuralları | JOİNTR neremiş |
|
||||||||
| Kişisel Sayfam Kişisel Sayfanızı Hazırlayın, Düşüncelerinizi Özgürce İfade Edin. Doğru Hazırlayan İlk 100 Kişiye varbak vip üyeliği |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |||||
|
|C¤| VenüS 'ünKişisel Sayfası |C¤|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() VARBAK FORUM İSTATİSLİKLERİ Üyeler: 38,799 Konular: 25,205 Mesajlar: 67,633, ![]() SEVDİĞİM DİZİLER ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() YENİ GİF ARŞİVİ AŞK ÜZERİNE ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() AŞK İKİ KİŞİLİKTİR Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. ![]() ![]() [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] Bir tek seni sevdiğim doğruydu....Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı...Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin..... Tepeden tırnağa aşka, tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet... Bu hayaletin içinde beni değil, seni gördüler hep. Çoğu bu hayalete dayanmayıp çekip gitti. Kimisi senin beni beklettiğin kapıda, beni bekledi. Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan... Ve ben en çok onların sevgisine inandım... En çok onlara derinden üzüldüm. Ve hep merak ettim , karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine sevebildiler diye. Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna, bu insanların bir hayalet oldukları o akıl almaz o sonsuz sevgileri yüzünden bir kez daha inandım... Seni unutmak için başladığı her aşkı yine seninle aldatan bir hayalete... Seninle kendini, bütün hayatını düşlerini cocukluğunu yaşadığı bütün a cıları aldatan bir hayalete... Bir tek sana duyduğu sevgisi doğrusu olan bu yüzden hayatı bir alan olan hayalete.... ![]() ![]() ![]() Aşk.... Yaşanılanları Kontrol-S ile kaydedip, Kontrol-Z ile geri yaşıyorum Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum. En çokta ekranı kapladığın o anı özlüyorum Italik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevdiğim... Öyle bir halt yedim ki, sakın affetme beni Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni Tüm sistemlerimi çökert, Ziple sıkıştır ve parçala Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni Kedinin mousela oynadığı gibi oyna, Manzaralı mouse pedinde gezdir beni Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şeyi Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum PC görünüşlü, Mac duruşlu sevdiğim Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır Kapanır kapılar, ağa oturum açılır Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır Disconnect olursam beni yine arar mısın? Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar mısın? Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın? ![]() Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Gel artık geleceksen... Sev artık seveceksen... Sımsıkı sar beni kollarına, Beni asla yalnız bırakma. Aşkının sonsuzluğunda... Sevgi ol dudaklarımda. Her yudum su kanışımda... Arıt beni dualarınla. Yıldızlar gibi parlak, Güneş kadar sıcakkk, Aşkının ateşinden... Sevgi umutlarımı yak! Gözlerime dik gözlerini, Mutluluk şarkıları söyle... En gizli bahçelerimde, Bir papatya seç gönlünce Her koparışında yapraklarını, Seni daha çok seviyorum de... Ve yapraklarını bitirince Öp beni sadece, Öp beni sadece, Öp beni sadece..... ![]() Sen Benim Herşeyim Düşünmekten kaçtığım her anın acısını çıkarır gibi her anda bir kere düşünülebilen olgulardan farklı olarak he an sonsuz defa düşünüyorum seni; güzel anlamlarımın kapsama alanını. Kulaklarımda bir şarkının beni huzura ve hüzüne bırakan melodisi, aklımda sana ulaşmaya çırpınmış ve varlığını ancak şimdi belirgin olarak kanıtlamaya doymuş düşünceler. Anladığım gibi olduğun düşüncesi aklımı her sarstığında böyle heyecanlı olacağımı sanıyorum, yanılıyor muyum acaba? Sen benim herşeyim gibi görünsende yanılgım olamazsın. Olamazsın işte, ben istemiyorsam sen de yanılgı dahil hiç bir yılgın ifade olamazsın, ki sen kendin istesen bile! Yorulan ya da yorulduğunu zanneden ruhum, şimdi unutkanlıklara banmış bütün gücüyle düşlerime yön veriyor. Tabii bu da benim çok hoşuma gidiyor. Eğer şimdi bencillikse benim bu yaptığım, mani olmadığımı söylesem bana kırılırmıydın acaba daha benden bunca kelimeden başkasını almamışken ve alacaklarının yorumunu yapamayacakken? Seninle konuşmayı, hayattan heyecan duyarak yaptıklarını öğrenebilmeyi o kadar çok istiyorum ki isteklerimi yazıya dökmeye çalışsam yazdıklarımı okumaktan sıkıldığında, benim parçam varsaydığım güzelim saçlarına aklar düşmüş olur. Abartı olup olmadığını tartışmaya hazır olduğum bu anlamları yazarken, bu heyecanı bu kadar net yaşıyorsam bunların abartı olduğunu kimsenin iddia etmesine izin vermem! Bunlar benim duygularımın çığlıkları. Ne zaman annemin aşkından vakit bulsam işte böyle sarılıyorum diğer aşklarıma. Şimdi seninim ve böyle kalmak çok hoşuma gidiyor. Hiç bitme olur mu, hiç.. ![]() Bırakmadılar Her akşam yüzlerce hayaller kurup Dalmak istiyorduk bırakmadılar ! Bir aşk çeşmesinin yanında durup Dolmak istiyorduk,bırakmadılar ! Şöyle bir düşündük gönüller yaslı, Boş hayale daldık gözler hep yaşlı, Bizden farklı mıydı Kerem'le Aslı, Olmak istiyorduk,bırakmadılar ! Bir düş görsek hemen hayra yorardık, Ne var ki gönüller artık karanlık. Sen ben olsam beni,sende arardık, Bulmak istiyorduk,bırakmadılar ! Şaşırıp kalmıştık,bu çıkmaz yolda Bir gün arar olduk,koca bir yılda Kaybolan sevdamız,kim bilir nerde Bilmek istiyorduk,bırakmadılar ! Nerde kaldı bu aşk,sormayın bana Ben bir yana düştüm,aşkım bir yana Bedenler bıkınca,tak eder cana Ölmek istiyorduk,bırakmadılar..! ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ulusun egemenlik tutkusunu, bir çocuk bayramıyla birleştirip çocuklara armağan etmek ancak bir dâhinin bulup dünyada "ilk" e çevirebileceği bir buluştu... Evet, politik ve toplumsal dehalar geleceğe bakarak ve günün acı ve sert gerçekleri içinde yaşayanlara şaşırtıcı, olağandışı ve hatta olağanüstü gelen olguları ön plana çıkarırlar ve bunların altına silinmez imzalarını atarlar... Bu imzaların mürekkebi daha kurumadan, o düş gibi görülen tılsımın gerçeğin tanrısıyla buluştuğu görülür... Böylelikle ilham perisinin dehaların kulağına fısıldadığı şeyin aslında toplumun bilinçaltında, toplumun damarlarında duran bir büyük dip akıntısı olduğu bir kez daha görülür... Mustafa Kemal 'in Cumhuriyetimizi, varlığımızı ve geleceğimizi emanet ettiği çocuklarımız 23 Nisan'ın coşkun ve taşkın ırmağının genişliğine ve uzunluğuna hayran bir biçimde tüm neşeleri, tüm heyecanları ile bir arada olmanın, bu bayramı bayram olarak yaşamanın o her zaman anımsanacak lezzetini tadıyorlar... Bu ülkenin çocukları sımsıcak ve küçücük ellerini üzerine koymayı her zaman bildikleri kocaman kalplerinin içinde çarpanın ne olduğunu çok iyi biliyorlar... Bu yurdu, bu yaşta, bu denli sevmek ve savunmak, ulusun egemenliğini, kendi bayramlarını içinde doyasıya yaşayarak, kendi benliklerine yedirmek... İşte, Cumhuriyetin çocuklarını harekete geçiren temel ve değişmez dürtü budur.. Onlar ki milyonlarca göz olarak uluslarına göz dikenleri caydıracak enerjinin ta kendisidirler... Onlar ki bizim çocuklarımız, Onlar ki Mustafa Kemal'in çocuklarıdır... O halde bu ülke emin ellerde demektir... Türkiye'de, dünyanın ileriye aktığı bir gemide geriye doğru koşarak modası geçmiş bir tarihsel yazgıyı bu milletin çocuklarının alnına yazmak isteyenlerin hiç şansları yoktur... Onlar kilit mevkilerde, sımsıcak koltuklarında oturarak, genç dimağlarımızı zapturapt altında tutarak, ülkeyi germekten başka bir işe yaramayan gericileşmiş bir zihniyeti bizlere ve çocuklarımıza dayatmaya çalışmaktadırlar... Bu ülkenin teminatı çocuklarına sahip çıkmak için 14 Nisan'da Ankara'nın başkenti Çankaya'da alanlara çıkan on milyonların desteğine sahip milyon kişi neyi haykırıyordu acaba? Bu ülkeyi ve bu ülkenin o nazenin yürekli çocuklarını geriliğin ve gericiliğin kara baharına, kaba rüzgârına teslim etmeyeceklerini elbette... Çankaya'da ev sahipliğini yapmaktan gurur duyduğumuz o mahşeri kalabalığın gözlerindeki çocuksu coşku ile başını göğe çevirmesi, gökyüzüne çocuklar için talip olmamızı bize Fazıl Hüsnü Dağlarca 'nın mısralarıyla haykırıyordu: "Bir çocuk kadar güzel olur/Başını göğe doğru kaldıran" Cumhuriyetin çocuklara seslendiği o büyülü ve büyük dildeki anlamı, çocukların kendi seslerinden dinlemenin büyük sevincine ortak olmaya çalışacağız... İyi ki çocuklarımız var, iyi ki 23 Nisan var, iyi ki Ulusal Egemenliğimiz çocuklarımızın şirin dillerine, zambak kokulu gülüşlerine emanet edilmiş durumda... Çocuklarımız şen olmayı 23 Nisan'da amaçlarken, unutulmamalıdır ki, asıl olarak onlar bizim amacımızdır... Biz çocukları, çorak ve kurak günlerin tam ortasında amaç yaparak yarınların Türkiye'sine bakıyoruz... Yarın da Türkiye, işte bilinçle, bilgiyle ve ilgiyle kendi varlığına sahip çıkan ve varoluşuna göz diken unsurları silip süpürme kararlılığındaki çocukların nefeslerinden beslenecektir... Sizler, yeri ve göğü teslim ettiğimiz geleceğimiz olan çocuklarımızsınız... Mustafa Kemal'in çocuklarısınız.. Çünkü Mustafa Kemal için sizler hem doğu hem batı, hem kuzey hem güney, hem ışık hem sevinç, hem güneş hem rüzgâr, hem bulut hem de umutsunuz... Çünkü umut sizsiniz, çünkü Türkiye sizsiniz... Bir büyük yazar, "Mutlu çocuk! Büyü bakalım dünyaya sığabilecek misin" der... Evet, sizler, geleceğin Mustafa Kemal'leri, büyüyünce dünyaya sığmayın istiyoruz... ![]() ![]() Kız bilgisayar alırsa kimden yardım ister Kiz: alo Erkek: alo naber? Kiz: ıyi sen Erkek: ıyi , hayirdir ? Kiz: ya gökhan yeni bilgisayar aldim, bana ögretsene su mereti kullanmayi Erkek: peki bi açta sen önce Kiz: nasil açiliyo Erkek: power dügmesine bas Kiz: ee bastim bisey gözükmüyo Erkek: monitorü açtin mi ? Kiz: haa bekle açiim ...( yarim saat sonra ) Kiz: olm niye kapadin teli ?? Erkek: ee kesildi sandim ?! Kiz: monitorü aç dedin anca açtik evde tornavida kalmamis gittim bi de Tornavida aldim, o sirada bi de tirnagim kirildi çok aciyo Erkek: naptin kizim sen manyak misin ?? Kiz: monitorü açtimda nasil bisey gözükecek onu anlamadim ne anlami vardi ? Erkek: off sen onu kapa sonra beni ara ... Kiz: ya sen de... bi kapa bi aç! ...( 20 dakka sonra ) Kiz: ay of kapadim Erkek: simdi açtim Kiz: neeaa yine mi ? Erkek: hayir onun da power dügmesine bassan Kiz: ya 1 saat bosuna mi ugastirdin beni ? Erkek: sen kendin ugrastin ben bisey demedim Kiz: neyse giriyo windows a .. Erkek: oooo windows bilirmiyiz ) Kiz: biliorum biseyler heralde Erkek: girdi mi ? Kiz: girdi Erkek: ee ne istiosun ne ögretiim ? Kiz: yaaa ben nete girmek istiyorum nasi giricem? Erkek: senin modemin var mi ? Kiz: yok ben de o dediginden Erkek: sende diil bilgisayarda olcak zaten! Kiz: bilmem var mi?? Erkek: off off bak simdi orda bilgisayarim yazan bi ikon var Kiz: ne var , ne var ?? Erkek: ıkon ikon , sen annamazsin ki simdi ... logo gibi bisey Kiz: heh var noldu ? Erkek: ona sag tusla tikla Kiz: sag tusuna basiyorum bisey olmuyo Erkek: nasil olmaz bas bi hemen açilacak ?? Kiz: ee sag tusuna basiyorum klavyede bisey olmuyo Erkek: hayir fareyle tiklican Kiz: ayyy ben fare mare ellemem !! Erkek: offf bilgisayarin faresi mouse be mouse varya hani böle iki tuslu ! Kiz: heeee ( d|l|l| d|l|l| ) ay bekle cebim çaliyo Erkek: cebine alarmi taktin ehehehhe Kiz: ıgrençsin !!! ( arka plan : alo , aaaaaa pino naber canim , bende iyiim nolsun , hiç İste bilgisayar aldik gökhan onu anlatiyodu, ay sapikmisin telefonda Anlatiyo ne özel dersi, hadi çocuk bekliyo simdi bekletmiim sonra konusuruz Öptüm byebye ) Kiz: heh geldim Erkek: hosgeldin bittimi konusman Kiz: evet kisa kestim , e nerde kaldik ? Erkek: simdi sen soganlari rendeliyodun ben de sosu firina veriodum Kiz: ne diosun sen ya ?! Erkek: nerde kalcaz sana fareyi anlatiyodum Kiz: heh anlat gerisini ben tikladim Erkek: orda gir özelliklere bak bi tane telefon resmi varmi yokmu Kiz: var da biraz eski bir telefon Erkek: tövbe tövbe!!!! resim o kizim eski yeni ne farkeder, simdi çevirmeli aga gir Kiz: neye neye ? Erkek: off bilgisayarima bu sefer sol tusla iki kez tikla, aman dikkat fareyle tikla Kiz: ben salak miyim ?? Erkek: yok ben sadece söliim dedim Kiz: eee noldu tikladim ? Erkek: simdi kapa Kiz: niye açtirdin o zaman ?? Erkek: bastan al Kiz: manyak misin sen ya ?? Erkek: açtin mi ? Kiz: açtim Erkek: tamam sen bekle ben biseyler yiip geliyorum ...( 15 dakka sonra ) Erkek: ben geldim kizim orda misin hala ?? (hmmm evet bence de, ya mango güzel de pahali biraz hmm ya ay dur Gökhan geldi galiba hadi öptüm baay ) geldim geldim. Erkek: heh geldin sinir sey napiim simdi hadi çabuk ol çikicam kizlarla Kiz: nereye ? Erkek: sana ne ya hadi !!! Kiz: ıyi peki Erkek: orda çevirmeli ag diye bisey var ona çift tikla Kiz: tikladim Erkek: orda yeni baglanti yap var hepsine ileri ileri diyerek geç Kiz: ıleri, ileri e geçmiyo bu Erkek: ya offf, tiklican be tiklican !! Kiz: hee tamam Erkek: ee noldu simdi ? o yeni çikan seyi aç Kiz: açtim Erkek: telefon numarasi yazilan yere 146 yaz Kiz: yazmam Erkek: niye ?! Kiz: porno sitesi di mi orasi çok adisin !! Erkek: ya kizim internete girmedin ki ?! Kiz: girdim ya Erkek: girmedin daha ! Kiz: sallama be !! Erkek: offf !!! oraya 146 yaz baglana tikla öle giricen Kiz: hee peki bak kötü bisey varsa .. Erkek: yok be yok !! Kiz: ee baglan dedim baplanmiyo Erkek: telefon hatti açik ondan Kiz: hattimi kim açmis ?? Erkek: ben Kiz: niye açtin ? Erkek: yahu telefonla konusuyoruz ya Kiz: ınternete telefonla mi giriliyo Erkek: evet öyle biraz Kiz: hmm ozaman kapa da giriim Erkek: hadi kapatiyorum gir, giremezsen ara Kiz: ben aramam sen ara Erkek: yahu ben niye ariim ?? Kiz: ıyi be tamam! of! görüsürüz bay Erkek: bye
aabiii, burda cips vardı nooldu..? yedim. e burda kurabiyeler vardı..? onlarıda yedim. yaa kolayı nereye koyduun? içtim. boşanda semerini yebe yuh! burda yarım bi çukulata var yiyorum ona göre yiyemezsinkiii yaladım ben onu abi çay bardakları nerdee...? ulan bide evin kızı olucaksın, hayret bişey yaa!!! ya söylesenee.. tuvalete bak rezarvuarı içindeydi enson e hani yok burdaa.. abi ojemi gördünmüü.. ben sürüyorum şindi bidakka. kurusun rütuş yapıp vericem manyakmısın kızım sen ne biliym ben senin ojeni...! ya abii fırın nasıl açılıyodu??? açıl susam açıl diyosun açılıyo. saçımı kestirdim baak nasıl olmuş g.t üme benzemişsin. yaa anne g.t üme benzemişsin diyoo öğle mi dedim pardon g.t üme hakaret etmişim.. ya annneeee! baak kaşlarımı aldırdım nasıl olmuuş yuh anla baak atatürk hava limanı gibi böhüüüü ciyaaak örümceekkkk anneciimm! spidermanın posterini odana asarsın ama. abi saç kurutma makinesini gördünmüüüü valla tost makinesiyle sevişiyodu enson. bikerede doğru cevap ver bee tamam be yedim. bak buna inanırım işte. kalk bana su getir - ya uff kalkip kendin alsana elden ayaktan mi dustun - sen hala burda misin? -kimdi o ? - kim kimdi? - arayan - ne zaman? - demin telefonda konustugun kimdi diyorum lafi dolastirma - osman - hmm. osman senin 1.90'a 90 bi abin oldugunu bilio mu? - ee bilmese de olur bence - hmm. -biricik kardesim benim dunyanin en guzel kizkardesi cinimm.. -param yok, su getiremem, bakkala gidemem ders calisiom -allah cezani vermesin ben istemesem seni yapmiyolardi ama kalk yemek isit bana hadi kos kos kos firla -ya bi gun de kendin yap bi isini ya, allahim neydi gunahim -ne? yarin gece cikmak istemio musun? -dolma mi tavuk pilav mi? -bu saçlarla tarkan'a benzemişsin -hımmm -**** gibi olmuşsun muhahahah -sensin **** -hııı??!!? sus.. -abi abi abiciim. -kac lira istiyosun? -ne parasi yau icimden geldi. -1 mi 2 mi? -e 2 olsa iyi olur. -11 yasinda adam kariya kiza tost ismarlamaz olm adam ol artik. -uuh yalarim abim yirim. len git bana hede hodo al bakkaldan - getirmem - getir lan - getirmem kendin al - doverim - dovemezsin - doverim - dovemezsin - gidiklarim - hangi bakkal demistin abi ? SEBZELERİN KÖYÜ Ispanak ilinin maydanoz ilçesine bağlı domates köyünde acı biberlerin pusu kurarak şehit ettiği 17 patlıcan törenle mutfağa verildi.Ayrıca yaralanan 25 dolmalık biber tencere devlet hastanesine kaldırıldı.Köy muhtarı karpuzun verdiği bilgilere göre 8 uzun namlulu pırasa, üç göz yaşartıcı soğan ve patlamaya hazır 5 kilogram mısır ele geçirildi. Gelen bilgiler arasında muhabirimiz hıyarın yoğurdun saldırısına uğrayarak cacık olduğu öğrenildi.
Bir gun temel polis ken bas komiser der ki bugun 20 tane ceza yazacan o da tamam demis. 19 ceza yaziyor bi bakiyor aksam olmus mecbur bir tane daha yazmali bir papaz geliyormus bisikletle o nu durdurur vebisikleti iyice kontrol eder bakiyor hic bir sey bulamaz -ula usagum sana ceza yazacadum da her seyin tam yazaman.o da su cevabi verir -normal cunku benim sagimda melek solumda isa var demis temel de hemen 3 ksi bi bisiklete biniyor diye ceza yazmis Açamadık Seksenlik ihtiyar tutmus yirmi bes yaslarinda bir taze ile evlenmis. Vakit gecirmeden bir cocuk yapmaya niyetlenmisler. Tabii ki once bir doktora danismakta yarar var... Tavsiye uzerine bu alanda uzman bir doktorun yolunu tutmuslar. Doktor kisa bir muayeneden sonra bir sperm testini uygun gormus. Dedenin eline bir kavanoz tutusturmus: - Su kapali bolmeye gecin, demis, orada bu kavanozun icine bir miktar sperm birakip kavanozu bana getirin... ihtiyar adam denileni yapmis. Biraz sonra bolmeden sikintili sesler, ahlamalar, uflamalar duyulmus... Doktor ile genc gelin icerde ne olup bittigini merak ederken dede basini disari uzatmis: - Doktor bey acaba karim da buraya gelebilir mi? - Elbette, demis doktor... Genc kadin da bolmenin arkasina gecmis. Bu defa sesler ikilesmis... Yine ahlamalar.. Uflamalar... Yeni evli cift neden sonra yorgun bir bicimde bolmenin arkasindan cikmis. Yasli adam kavanozu umutsuz bir sekilde hekime uzatmis. Hekim kavanoza bakmis: - Ama bu kavanoz bos... - Evet, demis yasli adam, olmadi... - Neden olmadi? - Olmadi iste... Sag elimle denedim olmadi... Sol elimle denedim olmadi.. iki elimle denedim olmadi... Karim iceri gelip her iki eliyle denedi yine olmadi. Bir ara disleriyle denedi o da fayda vermedi. Sonucta kavanozu acamadik iste doktor bey... ![]() ![]() ![]() ![]() Alıntı: Ben böyle bu kadar güzel animasyon izlemedim tek kelimeyle mükemmel o yüzden imzama ilham kaynagı olmuştu bu film'i hepiniz kesinlikle izlemelisiniz olagan üstü güzel yaw mutlaka izleyin ![]() Bu arada Ratatouille ismi bir Fransız türlüsünden geliyor. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] filminin ufak fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz. ------------------------------------------------------------------------------------- Ratatouille Tür Animasyon / Komedi Gösterim Tarihi 2007 Yönetmen Brad Bird , Jan Pinkava Senaryo Brad Bird , Jan Pinkava Müzik Michael Giacchino Yapım 2007, ABD —————- Seslendirenler Patton Oswalt (Remy) , Brian Dennehy , Janeane Garofalo , Brad Garrett (Auguste Gusteau) , Ian Holm , Ashley O’Connor , Adam Scott —————- KONUSU; Ratatouille bir fare , ama o sıradan farelerin yaptığı gibi çöplerden yemek ayıklayan bir fare değil,ailesininde tüm uyarılarına hatta ve hatta birçok defa ölümden dönmesine rağmen vazgeçemediği bi huyu var , Lüks restaurantlara takılmak ! Son gözdeside çok zengin kişilerin gittiği ve işini sahiplenmiş bir şefi olan Fransız restoranı ! Kahramanımız sırf vazgeçemediği yemekleri uğruna tehlikeden tehlikeye atılacak. ![]() ![]() Konu VenüS tarafından (06-02-2008 Saat 14:09 ) değiştirilmiştir.. |
|||||
|
|
|
![]() |
| Tags: sayfasi, unkisisel, venus |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|