![]() |
|
|||||||
| Forum Günlüğünüz Günlükleriniz artık sanal alemde (: Bu bölümde günlüğünüzü tutabilirsiniz (: |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#21 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,034
Thanks: 167
Thanked 387 Times in 221 Posts
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
çok güzeldi keyifle okudum eline,emegine ve hatta ve hatta yüreğine sağlık
![]() |
|
|
|
|
|
#22 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Durmalı
Nereden başlamalı?Ağzımda biriktirdiğim bir yığın sırrı ellerime emanet ettim ve ben ellerimi bir arbedede kaybettim. Cürmü meşhutlarda nezaret arkadaşlığını gösterdi nezaketen demir banklar.. Aklımda bir yığın şey vardı ama artık hiç biri yok.. Dedim ya.. Nerden başlasam.. Bu "nerden başlasam"ın anlamı anlatacak çok şey olması değil, anlatacak bir şeyin olmaması.. Emanetime hıyanet eden ellerim var, vardı.. Sözlerimi de bir Cinaze'de noksan ettim.. Nerden başlamalı? Mesela "Sen" hiç hep olmadın.. Sen hep hiçtin.. Oysa sen kendini hep "hep" sanmıştın.. Adını al ve git.. Arkanı dön ve git, sözümü geri ver ve git.. Bazen düşünüyorum da kalabalıktan nefret eden ben mahşer günü o izdihamda ne yapacağım?. Allah yardımcımız olsun.. Nerden başlamalı? Başlasam devamı gelir de, ne için kim için neye başlıyorsun?.. Benim gözler dünyaya kinle bakar oldu artık, nefret akıyor kirpiklerimden, kaşlarım birbirine değme vaziyetinde ve bu yüz yine yer çekimi etkisinde.. 100 doğru değersiz, aklıma her geldiğinde 1 yanlışınla beynimde tahayyül edeceksin.. Tebellur edeceksin, sen ettikçe kaşlarım birbirine yapışacak... Nerden başlamalı? Bazen de ilk 2 harfi düşünüyorum, 2 kere mükerrer etmiş, önemli bir kelime olmuş ama ben de hiç bir anlam ifade etmiyor.. Ve şimdi bir daha düşünüyorum, 2 kerametine eklenmeli mi?.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to sial82 For This Useful Post: |
|
|
#23 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Cinaze
Biliyorum kızgınsın bana. Sadece anlatmadığım için. Anlatmayan adam olarak tescillendiğim için. Ama benim bir sözüm var. Söz verdim ben... Sözümü tutmamamdan şikayetçisin, ama adı üstünde, sözü ben sana verdim. Artık o söz senin. Ne yaparsan yap ben aradan çekildim... Arada bir ya da bazen, ya da sık sık, ya da her dakika aklına geleceğim. Buna şüphe yok. Aklına her geldiğimde kalbin sıkışacak.. Belki o sıra sol kulağım çınlayacak üzengi katlolmadıysa... Zayıflığımdan da şikayetçiydin sen, olsun tabutta karakter taşınmaz. Kolay giderim, zorluk çıkarmam omuzlarına.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to sial82 For This Useful Post: |
|
|
#24 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Tecessüd
Ruh ve beden karmaşası... Ruh bedene verildi ve biri daha dünyaya geldi sonunda. Ruh bedenini istemiş miydi acaba? Ya da beden ruhunu ...İlk kez aynanın karşısına geçti ve " Hmm.. Evet bu benim sanırım, biraz çirkin miyim ne ? " dedi. İşte bu ses bedenden çıkmıştı lakin bu, ruhun sesiydi. Yanlış bedene getirildiğine inanıyordu. Oysaki ona göre; o ne mükemmel, ne güzel, ne kadar da asil diğerlerinden farklı bir ruhtu ! Bedeni de ona layık olmalıydı. Derken ağlamaya başladı... İşte bu ağlayış ruhun değil bedenin ağlayışıydı. Çünkü O da ruhunu pek sevememişti. O'na göre de o fiziğe, o güçlü görünüşe duygusal, kırılgan ve nazik bir ruh hiç de gitmemişti... Hayat devam ederken ruhun duyduğu her söz bedenin şeklini değiştiriyor, mesela kaşları çatılıyor ya da gözünden katreler akıyor. Bedenin aldığı her biçim ise ruhun ezilmesine sebep oluyor ve beden ve ruh aynalara bakamaz oluyorlar. İkisi de birbirine küsüyor. Böyle olunca da hayattan duyulan her söz, ya da hayattaki her olay ruhta ya da beden de takılıyor diğerine ulaşamıyor. Yani birbirlerinden haber alamıyorlar artık. Dış dünya ile de bağlantı böylelikle kesiliyor. Ruh bedenini istemiyor, beden ruhu... Bir uçurumda vedalaşıyorlar. Ruh yukarda göklerde, beden aşağıda toprakta pişiyor... Bırakın artık aynalarda kendinizle uğraşmayı, bütün olun !.. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to sial82 For This Useful Post: |
|
|
#25 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Gönüldendir Şikayet (Bölüm 3 - Son)
Ercan 1 hafta sonra iyileşmişti. Taburcu olduğunda Gamze'de yanındaydı. Beraber dışarıda yemek yemeğe gittiler, kafede çay içtiler, luna parkta atlı karıncaya bindiler vs... Çok eğleniyorladı beraberken. Gözleri birbirinden hiç ayrılmıyordu, elleri sımsıkı birleşmişti...Ercan Gamze'yi, yemek götürdüğü amcanın barakasına götürmek istediğini söyledi. Gamze bu teklifi memnuniyetle kabul etti. Buz gibi havada birbirlerine sarılarak yaşlı amcanın barakasının yolunu tuttular. Vardıklarında içeride kimseyi bulamadılar. Ercan "Bir yere gitmiştir herhalde" diye düşündü. Biraz beklediler ama kimse gelmeyince oradan ayrıldılar. Aradan bir kaç gün geçti, tekrar gittiler ama yine kimseyi bulamadılar. Ertesi gün bir daha, ertesi gün bir daha, bir daha ve..... Günler geçmesine rağmen yaşlı amca ortalıkta yoktu. Aradan aylar yıllar geçti. Ercan ve Gamze birbirlerine inanılmaz bir aşk ile bağlandılar. Ercan'sız Gamze, Gamze'siz Ercan olamazdı artık. Tek yürek, tek nefes, tek kalp olmuşlardı...Evlendiler, çocukları oldu. 1'i kız diğeri oğlan... Ama aradan yıllar geçmesine rağmen Ercan'ın kafasında hep soru işareti kaldı. Amca nerelerdeydi? Öldü mü, yaşıyor mu, ne alemde?.. Ercan'ın yaşlı amcaya yemek götürdüğü gün, kafasını kaldıracak takati yoktu, çünkü hiç ummadığı birinden kazık yemişti. Ercan'a yanlış yapılmıştı. Yolda yürürken içinden geçiriyordu bu sözleri "Vur toprağa!.. Kaz dedi !.. "Söz sana" , "Yaz" dedi !. Yazdım, toprağı kazdım, tırnaklarımla kazıdım ama sözünü tutmadı. Ferasetim kalmadı sanırım. İnanmak istedim son bir kez bir insana. Sadece son bir kez daha. Uzun süredir yapmadığım bir şeydi inanmak, sadece herhangi bir insana inanmak.." Derin bir mevzu idi bu lakin Ercan'ın gözü dönmüştü, yemekleri yaşlı amcaya bıraktıktan sonra gidip o meçhul şahıstan hesap soracaktı. O şahsın yanına gittiğinde o hatunu, aşık olacağı Gamze'yi görecekti. Yine birbirlerine aşık olacaklardı fakat o meçhul şahıs yüzünden hiç birleşemeyeceklerdi. Bankta uzun uzun düşünürken birden yaşlı teyze geldi, kafasını bulandırdı, başka bir şeye yöneltti ve Ercan'ın yolunu değiştirmesini sağladı. Aslında kaderini... Yaşlı amca ve teyze nerde ? Yaşlı amca ve teyze şimdi yukarıdan gençliklerine bakıyorlar. Tanrı onlara bu büyük aşk için son kez dünyaya gelip kaderlerini değiştirme şansını vermişti.. Yaşlı amcanın adı Ercan, yaşlı teyzeninkisi ise Gamze idi !... --SON-- |
|
|
|
|
|
#26 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Karalama Kağıdı
Düşünmeye bile vaktim yok, okumaya, araştırmaya, çözüm üretmeye... Yeni şeyler bulmaya.. Banklara bile oturamıyorum. Oturup düşünemiyorum saatlerce.. Kimseyi aramıyor gözlerim çünkü herkes gözümün önünde. Muhabbetteyim farklı insanlarla, hepsi beni bir yerden tanıyor ama ben hiç birini tanımıyorum... Hepsi adımı biliyor ama ben hiç birini bilmiyorum...Bu kadar yazının tek besin kaynağı yalnız kalmakmış şimdi farkettim... 2 haftadır hiç bir şey çıkmıyor... Bunca insan biraz fazla.. "Kim yalnız olmadığına üzülür ki?..". Bu sorunun cevabını kendi bedenimle almam da ilginç.. Bankları özledim.. Yalnız oturmayı... |
|
|
|
|
|
#27 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
3. Dünya Savaşı
3. Dünya savaşı teorilere ve teorilerime göre 2012 yılı civarında çıkacak. İrdeliyelim şimdi.. 1 - Maya takvimine (bknz:maya kabilesi, mayalar) göre 2012'de çıkacak. 2 - Bir astsubay arkadaşımla muhabbetteyken savaş teorilerinden kimlerin elinde ne tür silahlar var gibi konulardan bahsediyorduk. O'nun da dediğine göre beklenen zaman 5-6 yıl içinde. 3 - Einstein zamanında demiş ki, "Arılar ölmeye başlarsa 4 yıl içinde insanlık biter". Arılar ölmeye başladı. İlgili makaleyi buradan okuyabilirsiniz. 4 - Küresel ısınma var bu artık herkes tarafından biliniyor. Önlem alınmazsa Dünya 10 yıl içinde susuz kalacak.. Az zaman var ve düşünün bundan 5 yıl sonra su iyice azalacak dünya çok daha sıcaklayacak ve su için insanlar birbirini yiyecek.. 5 - Petrol bitiyor. Daha şimdiden Irak'ın ne hale geldiği ortada. İngiliz başbakanı Wisnton Churchill'in bir sözü var "Bir damla petrol, bir damla kandan daha kıymetlidir" ... Gerisini siz düşünün.. 6 - Bunu her ne kadar tam hatırlamasam da Kur'an-ı Kerim'in şifresini çözen şahıs da dediğim tarihlerde kötü birşeylerin olacağını söylemişti. Aslında daha pek çok şey var ama fazla da derine inmeyeyim 3. Dünya savaşı çıkacak, bu kesin. Ama bu soğuk savaş mı olur sıcak mı bilmiyorum... Ne dersiniz fazla vaktimiz yok gibi. Bari hayatımızı yaşayalım ![]() |
|
|
|
|
|
#28 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Gönüldendir Şikayet (Bölüm 2)
Amca ve teyzenin yüzlerindeki tebessüm sona doğru ilerleyen Ercan'a idi ama etrafında insanlar dolaşan, bakışan Ercan, direniyordu kendi içinde. Son gördüğü şeyi, o güzelliği hatırlıyordu, o da başında duruyordu, bilinmezlik içinde acı çekiyordu oda.Teyze ve amca tebessümlerini bir kenara bırakıp, acıya kapılıyorlardı, Bir son olamazdı bu, yaşanacak çok şey olmalıydı, söylenen her sözde bir nokta olduğu bilinen gerçeğini ters çevirmeliydiler. Bu sadece virgül olarak devam etmeliydi, noktaya daha gelmemişti Ercan'ın hayatı!.. Elleri kıpırdamaya başladı, hatunun yumuşak ve sıcak ellerinin arasındaki Ercan kendine geliyordu, son baktığı şeye tekrar bakmaya çalışıyordu. İçini ürperten damlalar akıyordu. Amca ve teyze tekrar tebessümlerine büründüler... Ve ambulans sesi.... Hastaneye kaldırılan Ercan'ın refakatçılığını o hatun yapıyordu. Kız masum masum Ercan'a bakıyordu hafif bir tebessümle. 2 saat boyunca sürekli Ercan'a baktı. Derken Ercan bir anda uyandı ve gözlerini açar açmaz karşısında o kızı kendine tebessümle bakarken gördü. Kız utandı bir an gözlerini kaçırdı. Sonra tekrar Ercan'a bakarak "Nasılsın?" dedi. - İyiyim teşekkür ederim. Hep burdamıydınız? - Evet hep burdaydım. Talihsiz bir kazaydı. Geçmiş olsun. - Sağolun, size de zahmet oldu. Neden kaldınız peki başımda? Sizin kaza ile bir alakanız yok. - (Biraz utanır ve yere bakarak) Eee şey... Bilmiyorum.. - Adınız ne? - Gamze Tam bu sırada Ercan ve Gamze sohbet ederken Ercan'ın odasının kapısında yaşlı amca ve teyze belirir. Sessizce onlara bakarlar ve yine yüzlerinde garip bir tebessüm oluşur. Usulca ordan uzaklaşırlar... |
|
|
|
|
|
#29 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Gönüldendir Şikayet
Sarı bir yaprak düştü, sonbahardan kalan son yaprak. 44 numara ayakkabı ile son nefesini verdi "hışırt" sesini çıkararak. Yol uzundu, soğuktu. Zemheride içtiği sigara çok hoşuna gidiyordu, gözleri dalıyordu arada bir, ve gözleri doluyordu sık sık. Kafasını yukarı bile kaldırmıyordu, bir tanıdık görürse selam vermemek için. Çünkü bırak konuşmayı, kafasını sallamaya tâkati yoktu. Sadece ayakları onu bildiği yere götürüyordu. Adı Ercan'dı.. Yıkık dökük bir yere girdi. İçeride paslı sandalyeler, içinde ateş yanan bir varil ve saçı sakalı birbirine karışmış bir adam vardı. Adam, Ercan'ın içeri girdiğini görünce yüzünü bir tebessüm sardı. Ercan adamın yanına gitti tek söz etmeden elindeki poşeti adamın yanına bırakıp dışarı çıktı... İleride bir park vardı. Banklardan birine oturdu, yalnız kalıp düşünmek istemişti biraz. Ayazdı ama o ayazı çok seviyordu. Bir sigara daha yaktı, yüzü yine yere dönük. Bir an kafasını kaldırdı, yanında yaşlı bir teyze duruyordu, teyze Ercan'ın yanına oturdu ve konuşmaya başladı - Gönüldendir şikayet, kimseden feryadımız yoktur, ateş kesilir geçse saba gülşenimizden .. - Efendim? Anlayamadım !. - Fazla düşünme evlat, kal sağlıcakla Der ve teyze oradan ayrılır. Ercan içinden "Bütün arızalar da beni buluyor" diye geçirir.. Tekrar yaşlı adamın yanına gider. Teyzenin söyledikleri kafasını karıştırmıştır, teyze düşünme dese bile. Sadece ne demek istediğini anlamak ister. Yaşlı adama poşette yemek getirmişti. Bir yandan boş tabakları toplarken bir yandan da yaşlı adama, teyzenin söylediklerini anlattı. Yaşlı adamın yüzünde yine bir tebessüm oluştu ve anlatmaya başladı. - Gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur, ateş kesilir geçse saba gülşenimizden, o mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler, bir ah etsem bu dünyayı viran ederim ben... Diye gider bu şiir.- Ne demek yani bu? - Bu şiir Yenişehirli Avni'nin şiiridir. Daha sonra şarkısı bile yapılmıştı. Bir aşığın şiiri. - Eee peki bu teyze bunu bana niye söyledi. - Bilmem... Belki de bilmeni istedi sadece. İçinden gelmiş de olabilir. - Allah Allah !.. - Boşver fazla düşünme evlat !.. - O da aynısını söylemişti.. Bunun üzerine adamın yüzünde yine bir gülümseme oluştu.Ercan bir sigara daha yaktı ve oradan tam çıkarken, doğudan esen ılık bir rüzgarla birlikte karşı kaldırımdan geçen çok hoş bir hatun gördü. Bu sırada yaşlı kadın yaşlı adamın bulunduğu viraneye girdi. El ele tutuştular. Ercan yolun karşı tarafına geçmek isterken hızla gelen bir otobüs Ercan'a çarptı ve Ercan o kızın önüne kadar yuvarlandı. Kız panik içinde bir yandan çığlık atıp bir yandan yardım çağırırken yaşlı adam ve teyzenin yüzünde hala garip bir tebessüm vardı.... |
|
|
|
|
|
#30 |
|
VIP Üye
Üyelik tarihi: Apr 2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2,026
Thanks: 586
Thanked 1,019 Times in 686 Posts
![]() |
Mell
Demek küstün...Zaten aynalar küsmüş bana, kaç gündür bakmıyorlar suratıma. Zaten duvarlar da küsmüş bana, aylardır çığlık atıyorlardı şimdi kulağıma fısıldamıyorlar bile. Üstüme de gelmiyorlar artık. Küstün de ne oldu? Sordun mu bir kere neden diye?.. Evet sordun ama sen "Neden?" diye sordun.. Benim istediğim "sepeb olan neden" di.. Nedenleri vardı yani.. Sormadın anlatmadım, haklı mısın? Değilsin.. Haklı mıyım? Değilim !.. Kim haklı?.. Sebep haklı... Haklı olması için cana ihtiyacı var mı? Ya da bir ruha?. Var.. Canlı olduğunu çözdüğümüze göre bu sen olabilir misin? Olabilirsin.. Ama haklı değilsin söylemiştim.. Demek ki değilsin, demek ki ben de değilim.. Bir başkası. Bundan haberi var mı? Yok.. Kim peki?.. Sormadın ki söyleyeyim ... |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kpss Sınavı İçin Başvuru Kaynağınız Olacak Sürekli Güncel Bir Site | eserdar | KPSS ve UDS | 3 | 22-10-2009 17:49 |
| evreminn günlüğüüüü-sürekli güncel desemde siz inanmayım:D:D | evrem_03 | Forum Günlüğünüz | 9 | 24-10-2008 21:35 |
| Sürekli Windows'un Resetlenmesinin Nedenleri!!! | karya | Programlar | 0 | 26-11-2007 12:00 |
| Sürekli yorgun ve unutkan mısınız? | cemre | Genel Sağlık | 0 | 09-10-2007 10:12 |
| sürekli omuz ağrısı | killinglion27 | Genel Sağlık | 8 | 28-08-2007 15:01 |
| Konu Etiketleri | |
| pesimistin anlamı , bir pesimistin gamzeleri , bir pesimistin gamzeleri ne demek , fazla pesimist , pesimistin karşı anlamı nedir , pesimist savi , söze noktasından başlanmalı , pesimistin anlamı nedir , pesimis tin anlamı , turkceıı ın cekım gucu sarkısı , |